Ispanyol Gribi 1918 – Kayip katili bulmak

Dunyada 50 milyondan fazla kisiyi olduren Ispanyol Gribi insanlik icin on yillar boyunca kaybolmus olumcul bir virustu. O yillarda hastalik nedeniyle hayatini kaybeden insanlarin kalintilarindan virusu canlandirma teknikleri henuz fazla gelismemisti. 1918’de ki salgindan sonra bilim adamlari ve toplum sagligi uzmanlarinin bildikleri tek sey Ispanyol Gribinin ne kadar olumcul oldugu ve dunya capinda verdigi hasardi. Alaska’da okyanusa komsu, kucuk bir koy olan Brevig Mission 1918 virusunun tekrar canlandirilmasinda onemli bir rol oynamistir. 
Bugun 400 kisinin yasadigi Brevig Mission koyunde 1918 yillarinda cogunlugu Alaska yerlilerinden olusan 80 kisi yasiyordu. Ispanyol Gribinin nasil olupta bu kucuk koye ulastigi hala bir soru isaretidir. Olasiliklar arasinda yakinlarda ki bir sehirden kopeklerin cektigi kizaklarla gelen tuccarlar veya postaci var. Sadece 5 gunde, 15 ve 20 kasim 1918 tarihleri arasinda 80 kisilik  Brevig Mission nufusun 72’si hayatini kaybetti.
Yerel hukumetin emriyle koye bakan bir tepede toplu bir emzar acildi ve etrafi sadece beyaz cizgilerle cekilip koylunun neredeyse hepsi defnedildi. Mezar 1951 yilina kadar donmus ve dokunulmamis bir sekilde durdu. O yil icinde Isvec’li Iowa Universitesinde doktora yapan, Mikro Biyolog 25 yasinda ki Johan Hultin virusu bulma umuduyla Brevig Mission koyune geldi. Hultin, virusun donmus mezarda, enfekte olmus koylulerin vucutlarinda korunmus bir sekilde bulabilecegini dusunuyordu. 
1951 yilinda, Hultin koylulerden mezarlik icinde calismak icin gereken izinleri aldi. Hultin bir kac meslektasi ile birlikte mezarlik icinde bir kazi alani olusturdu. Kazilar gunlerce surdu. Hultin ve ekibi donmus topragi yumusatmak icin surekli olarak ates yaktilar. 2 gun sonra ekip kucuk bir kizin cesedine ulastilar. Kucuk kizin bedeni bozulmamis bir sekilde uzerinde mavi bir elbise, saclari kirmizi kurdelelerle suslenmisti. Gun sonunda Hultin, toplu mezardan 4 kisinin cesedinden akciger doku ornekleri almayi basardi ancak lojistik ve teknolojik zorluklar nedeniyle baska bir yere nakletmeyi basaramadi.          
Hultin, CDC’den mikrobiyolog arkadasi Dr. Terrence Tumpey ile bir konusmasinda Alaska’dan Iowa’ya geri donus yolculugunda 2-3 defa inis yaparak yakit ikmali yaptiklarini ve her defasinda ucaga binmeden elinde ki akciger doku orneklerini yangin sondurucuden altigi karbon dioksitle dondurmaya calistigini anlatmistir.
Alaska’dan geri donus yolculugunda Hultin’in yangin sondurucu ile akciger orneklerini dondurmaya calismasi diger yolcular ve havalimanindakiler tarafindan merakla ve ilgiyle izlenmistir. Hultin Iowa’ya doner donmez Akciger dokularini bir yumurtaya enjekte ederek virusun cogalmasini saglamaya calismistir. Virus yumurta icinde cogalmadi. Hultin 1918 virusunu ilk denemesinde tekrar canlandirmayi basaramadi. Calismalari verimli gecmis ancak sonuca ulasamamisti. 
Hultin’in ilk denemesinden 46 yil gecmisti. Yil 1997 lmus ve Hultin’in onune Ispanyol Gribini tekrar hayata getirmek icin baska bir firsat gecti. Hultin, Journal Science dergisinde Jeffrey Taubenberger imzali “Ispanyol gribinin ilk genetik semasi” isimli bir makale okumustu. O zamanlar Dr. Taubenberger, Washington’da bulunan, Patholoji enstitusunde Amerikan ordusu icin calisan genc bir molekuler patholog’du. 
Bu makalede, Dr Taubenberger ve ekibi, 1918 virusunun genetik dizilimini ortaya cikarmisti. DNA’lar cift sarmallidir ve butun canlilarin temel genetik dizilimini ortaya cikarirlar ancak Ispanyol gribinin genetik dizilimi tek sarmmli bir RNA’ydi. Dr. Taubenberger virusun RNA’sini 21 yasinda Ispanyol gribinden olen bir askerin akciger dokusundan elde etmeyi basardilar. Ispanyol gribini yakalanan asker 20 Eylul 1918’de hastaneye kaldirilmis ve sadece 6 gun sonra 26 Eylul 1918’de virusle birlikte zature nedeniyle hayatini kaybetmisti. Askerin akciger doku ornegi daha sonra arastirmalarda kullanilmak uzere alinmis ve muhafaza edilmisti. 
Ispanyol gribi su an hala hayatta. ABD’de ki labaratuarlarda uzerinde calisiliyor. Bu virus icin herhangi bir asi veya ilac gelistirildi mi veya bu tur calismalar yapiliyor mu bilinmiyor. Arastirmalarda gelinen nokta da hala bir soru isareti. 

Leave a Reply