Ingiliz ve Turk emeklilik sistemleri

Bireysel emeklilikte fon büyüklüğü 70 milyar liraya yaklaşırken, katılımcı sayısı ise 7 milyona ulaştı. Otomatik katılıma baktığımızda ise, 3.4 milyon kişi sistemden kaldı. Bu kalabalık rakamlar sizleri ne kadar ilgilendiriyor, bilmiyorum aslında. Bu köşeden, sigorta ve emeklilikle ilgili bilgilendirici yazılar kaleme almaya çalışıyorum. Bu bilgilendirmenin içinde rakamlar elbette önemli yer tutuyor. Ancak sigorta ve emeklilik açısından tek önemli unsur var. O da “insan”.



Geçtiğimiz hafta İstanbul Conrad Otel’deki konferansta dinlediğim İngiltere’nin eski çalışma ve emeklilik bakanı Dr. Ros Altmann, emekliliğin “insan”la ilgili bir kavram olduğunun altını çiziyor. Türk Ekonomi Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği ile Boğaziçi Üniversitesi’nin iş birliğinde düzenlenen konferansta konuşan Dr. Altmann, emeklilik sektöründe parayı öne alan bakış açısıyla insanın zaman zaman gözardı edilebildiğini söyledi. Altmann, müşterinin parasını yatırdığı kuruma güvenmek istediğini, şirketin kendisini ciddiye almasını ve dürüst olmasını beklediğini söyledi. Bunlar İngiltere emeklilik piyasasında geçmiş dönemlerde gözlemlenen bazı eksiklikler.

İngiltere dünyanın en gelişmiş sigorta ve emeklilik pazarlarından biri. Oradaki sigorta ve emeklilik piyasasının ülkemizle kıyaslanamayacak bir büyüklüğü var. Ancak o piyasada bile insan faktörü gerektiği kadar önemsenmemiş ve 2012’de ciddi reformlara gidilmiş.

İngiltere’de bireysel emeklilik satan şirketlerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Dr. Altmann, politikacıların yaşlanan nüfusu yönetmeye çalıştığına vurgu yaptı. İngiltere’de otomatik katılımda hem işveren hem de devlet katkıda bulunuyor.

Bu sayede İngiltere’de özel emekliliğe otomatik katılım oranı %90’ı buluyor.

Otomatik BES’le ilgili Türkiye’deki sorunlardan birinin %57’lik cayma oranı olduğu biliniyor. İngiltere’de ise emeklilik hesabında biriken paraya 55 yaşına kadar dokunulamıyor ama tabii orada işveren katkısının çalışanın kalma yönünde verdiği kararda etkisi çok büyük.

Bireysel emeklilik, bir finansal üründen çok bir gelecek planı. Altmann da bunu vurguluyor. Bu uzun vadeli plan doğrultusunda müşteriler emeklilik şirketinin uzmanlığına ihtiyaç duyuyor. Çünkü emeklilikleri için para biriktirmeye çalışanlar, yani bizler, uzman yatırımcılar değiliz. Paramızı yıllarca emanet ettiğimiz şirkete güvenmeyi ve bu şirketin bizimle ilgilenmesini istiyoruz. Finansal okuryazarlık seviyemiz çok yüksek olmadığı için uzmanların eğitimine ihtiyacımız var. Bu İngiltere’de de, Türkiye’de de böyle.

Yani özetle, kamu sistemlerinin sunduğu emekliliğin yanı sıra, ikinci bir emeklilik yatırımı da gün geçtikçe önem kazanıyor.

Ama bu arada müşteri daha çok önemsenmeye ve finansal konularda daha çok bilgilendirilmeye ihtiyaç duyuyor.

kaynak www.sigortacigazetesi.com.tr

No comments